|
<- ::
Sonraki Sayfa ->
Dansın adının breakdance olmasının sebebi, hip hop müziğinin temel öğesi olan breakbeat’e uyumlu bir şekilde hareket edilmesi. Aynı müzik gibi dansta da Bebop, Soul-Train, Funk gibi akımlardan etkilenme ve onları yeniden harmanlama söz konusu. Tabii ki bunların üstüne yeni şeyler de ekleyerek; kafanın üzerinde dönerek yapılan helikopter dansını ya da birbirinin bedenine akım vererek kıvrılma yoluyla yapılan electric boogie’yi daha önce kimsenin denemediği kesin. Bu zor hareketler bir bakıma getto’da yaşayan ve pek bir şeye hakim olmasına izin verilmeyen gençlerin kendi bedenleri üzerindeki hakimiyetlerinin bir ifadesi. Ve onlar da sokaklara çıkıp dans ederek hip hop’un dışarı taşmasında etken olmuşlar.
Breakdance, hiphop kültürünün 4 kolundan birine verilen ad.
B-BOYLAR 1980'li yillardan itibaren sadece breakdance yapan gençlere değil DJ'lere ve rapperlara da verilen ad olmuştur. Breakdance kültürü 1980'li yilların başında büyük bir patlama göstermiştir. Ancak beyaz çocukların breakdance kurslarına gitmesiyle kültür biraz bozulma gösterdi çok fazla popüler olması nedeniyle yavaş yavaş gözden yok oldu ama kesinlikle bitmedi.
Break dance türüne de biraz açıklık getireyim, aslına bakarsanız bu dans türünün nerede çıktığı pek de belli değil. kimisine göre amerika kimisine göre ise, malta veya afrika yerli danslarından etkilenilmiş gibi fikirler var, ama 80'li yıllarda zirvede olduğu kesin, 1. altınçağı o zamanlarmış. O zamanlar tabi bugünkü gibi teferruatlı değilmiş. Yani teferruat derken şimdiki dansçılar yani breaker boy (bboy) denilen arkadaşlar head spin yani kafalarının üzerinde çok fazla dönüyor ya da artık daha fazla hareket kombine edilerek yapılıyor ve break dance daha çok battle yani Türk bboy arkadaşlar buna kapışma veya buluşma der yani karşılıklı meydan okuma ve mücadeleye yönelik. Gösteri amacı ikinci planda kalıyor. Bu battle dediğimiz şey de iki bboy'un ya da grubun karşılıklı olarak bir karar verici jüri karşısında ya da jürisiz jam ortamında yani partide kaşılıklı sırayla dans yeteneklerini sergilediği olay. Kazanan zaten jüri olmasa izleyenler tarafından ve ortaya çıkan dansın kalitesine göre belli oluyor. Neyse şimdiki zamane bboy'ları veya (bayan olan breaker)bgirl'leri daha zor ve fiziğe karşı koyan hareketler yapıyorlar. Mesela ileri seviye bboy lar yani profesyonelleşenler bu işten ekmek yiyen arkadaşlar air fly, flare, windmill(kopter denilen) hareketlerle kusursuz kombinasyonlar yapıyorlar. Zamanın dedeleri bunları yapamazdı tabi 2 jump 3 windmill sırtta döner tıslarlardı dedelerimiz Smile. Şimdi ninty dediğimiz tek elle amut pozisyonunda döndüğümüz hareketi 9 tura kadar yapan bboy lar vardır. Dansın bu şekilde gelişmesinde çeşitli organizasyonların payı büyüktür, her yıl Almanyada yapılan Battle of the Year bunların başında geliyor. Bunlara freestyle session'ı da ekleyebiliriz. Bu organizasyonlar uluslararası organizasyonlardır yani dansın olimpiyatları gibi şeylerdir. Peki neden break dance Türkiye'de yeterince gelişmiyor, nedenlerden biri Türk genci break dance ile 10-12 yaşlarında tanışıyor ama sokakta, sonra aralıklarla dans edip 19-20'lere geliyor askerlikti geçim derdiydi. Haliyle dans ortamı terkediliyor, artı mesela Avrupa'da Break Dance devlet tarafından destekleniyor. adamların federasyonu bile var tabi yerel yönetimler gençler için burda olduğu gibi halı saha veya kuru park yerine break dance skaterboard paten pistleri açıyor. Böylece gençler sağlıklarına kesinlikle yararlı olan bu dallarla ilgileniyor. Bizim Türkiyede gençlerimiz gibi kahve köşelerinde ihaleye girip batakla batmıyorlar. Neense dünyanin herhangi yerinden katilan oluyor Battle yarismalarina, tek Türkiyeden kimse yok, ama bakiyorum her kösede cok saglam ve profesjonal yapan danscilarimiz var
Kolera (asıl adı Esen Özyavuz) İstanbul doğumlu bir rap müzisyenidir.
MTV Türkiye'de katıldığı programda 1983 doğumlu olduğunu söylemiştir.
Turizm ve Otel işletmeciliği Yüksek Okul mezunu sanatçı 1998 yılında Yunus Özyavuz (Sagopa Kajmer) ile tanıştı ve rapi fiilen icra etmeye başladı.
İlk kaydını 1998 yılında Kuvvetmira Stüdyosu'nda İnkar Boşuna adlı parçaya yaptı. Aynı sene Silahsız Kuvvet ile Neden Ağlıyorum ve Dünden Kalma Hayaller adlı parçaları kaydetti. 1999 Senesinin sonunda yoğun okul ve iş temposu nedeniyle rape 2 yıl süreyle ara verdi. 2001 senesinde ilk Underground EP'sini internet yoluyla dinleyicilere sundu. 2004 yılında Sagopa Kajmer'in Bir Pesimistin Gözyaşları adlı albümünde sanatçıya Kalp Atışlarım 78 BPM adlı parçada eşlik etti. Aynı sene Sagopa Kajmer düetleri Günlerim Ağlak (Dişikişilik) ve Aklımın Odaları adlı 2 parçayı internet yoluyla yayınladı. 2005 yılı başında Sagopa Kajmer Pessimist EP 3'te Süper Sperm adlı parçaya eşlik etti. Aynı sene, Sagopa Kajmer'in Romantizma albümünde, Sago Vs Kolera adlı parçaya eşlik etti.
24.09.2005'te prodüktörlüğünü Sagopa Kajmer'in yaptığı ilk solo albümü Karantina Embryo'yu İrem Records etiketiyle dinleyenleriyle buluşturdu. Yine 2005 yılında Kuvvetmira Disstortion EP 'de 2 düet parça ile hazır bulundu.
Aynı sene,kendi albümlerini çıkarmak ve yeni yeteneklere daha geniş imkanlar sunarak kapılar açmak üzere Sagopa Kajmer ile 11.08.2005 te kendi plak şirketleri Melankolia Records 'ı resmen kurdular.
2006 yılında KuvvetMira ailesi olarak "Kafile" albümünü Melankolia Records plak şirketi üzerinden çıkardılar. Bu albümde Kolera'nın 1 adet şarkısı 2 adet düeti bulunmakta...
- 1 Ağustos 2006 da Sagopa Kajmer (Yunus Özyavuz) ile evlenmişlerdir
En son Sagopa Kajmer ile düet albümleri İkimizi Anlatan Birşey 24 Nisan 2007 tarihinde piyasaya sürülmüştür.Albümün ilk klibi ise Kolera'nın tek başına seslendirdiği Kolaysa Anlat şarkısına çekilmiştir.
- Sagopa Kajmer kimdir ve SAGOPA KAJMER isminin bi anlamı varmı?
sagopa gizemli bir pramit kajmer gizemi bulan guzellik.
2- Neden ortaya çıkma gereği duydun ve böyle bi albüm yapmak nerden aklına geldi?
elestirilecek cok sey var.rap in artik anlasilmasi gerek.insanlari rapten mahrum birakmamam gerek.
3- "Sanal Alem Delikanlıları" çok tartışıldı çok konuşuldu. Bu delikanlıları bize biraz daha tanıtırmısın?
nette uretene kufur edenler,sovenler,delikanlilik yapma geyikleri.nete guvenmesinler gelecekleri net degil.rap e saygi gerek kostegi def et.
4- Yeni bi stil oluşturdun. Bu yeni stilin senden başka kişiler tarafından kullanılacağınıda düşünüyomusun?
stilim pesimist yani karamsar stil.bu yol dogru yol.dilin kemigi yok politikasi ve gercekler=sagopa kajmer. fark burada
5- Eminemden etkilenip "ben daha iyisini yaparım" dediğin ve bu yüzden bu albümü yaptığın doğrumu?
eminem tek ben tek yurek.sagopa ayri eminem ayri.sagopa para dusunmez , ne gerekiyorsa onu yaparim.eminem iyi rapper bende iyi rapper.ama benim stilim paragoz degil.direk temas.isim olanla.genelde kozlarimi muzikte paylasirim.
6- Sagopa kimlerle feat. yapmak isterdi, bunların arasında Eminem olabilirmi?
eminem neden olmasin.en cok jedi mind tricks,supreme hebrew intellekt,cage,aceyolone,chuck d,grouch,mykil miers.bunlar sagopani aslari.gercek rap.
7- Kimileri bayılıyo kimileri nefret ediyo senden, sanada söz hakkı doğuyo. ne diyeceksin?
frekans cok.dinlemeyen dinlemesin.dunya umrumda degil.amac dinletmekte degil.desarj=rap
8- Sagopa senin dilinin kemiği yoktur. bize türkiyedeki en iyi ve en kötü grubu söylermisin? Ve senin en beğendiklerin hangi mc yada gruplar?
grammy turkrap:
en iyi rapper: duman,ceza,fuat en iyi grup: silahsiz kuvvet,nefret, en iyi flow: fuat,ceza,duman en iyi rhyme:fuat,ceza,duman en iyi stil: fuat,ceza,duman en iyi produksyon:kuvvetmira en kotu grup: STATIK-HEDEF 12-RAPOR 2-SUSTURUCU- en wack mc ler: MC KANUN,MC TURBO,U.E.,MAHO B,HELL M,TEX,OZZY en kotu rapper: MC KANUN en kotu produksyon:kuvvetmira haric hepsi boktan mc olmayanlar: MC KANUN en kotu soz yazan: MAHO B, MC TURBO, SUSTURUCU, FRESH B,SULTANA,HEDEF 12 VE RAPOR 2 NIN ALAYI,S.O.S.,MC KANUN RESPOTRAP en kotu sarki: SEYTANIN TETIGI (me ce kanun yada emsi kanun) gece gelince (susturucu) RAPOR 2 VE HEDEF 12 NIN YAPTIGI TUM BOKTAN CALINTI SARKILAR.
en hirsiz:HEDEF 12 -RAPOR 2 en akilli gecinen: TUNC DINDAS,MC KANUN en delikanli rapper: fuat,ceza,duman,kool savas en guzel album: yok. en iyi cikis: duman,sozlu taarruz en iyi yeni sarki:SAHI (nefret),GERCEKLER PART I (fuat) toplama kampi (ASYA SENTEZ)
gelecegi en parlak rapper: duman turkce rapin en buyuk albumleri: FUAT-DEBUT ALBUM, NEFRET-ANAHTAR (yeni)
daha cok sey soylerim ama aklima gelmiyor.
9- 10 KURŞUN geliyor. ama nasıl geliyor? kime geliyor? bi kez daha soruyorum hala cevap yokmu? kimlerle feat. yaptın falan? hiç değilse parçaların adını söylesen?
bekleyin ve dinleyin 10 kursun geliyor.sihir bozulmasin.ceza & duman & misero ile featuring var.yakinda fuatla olacak.rapte tekelcilik = onlar.bekleyin kursunlar geliyor.
10- Pesimisti ne zaman kaliteli olarak dinleyebilicez?
sagopayi kufur olarak gormeyin.sadece bunu isterim.sevin yada sevmeyin ama laf etmeyin.sagopa kajmer dinleyenlere sonsuz saygi.
sagopa ´´tek yurek´´ kajmer
Bizden bu kadar kendine çok iyi bak.
Graffiti sanatının tarihi: eskilere dayanan bir sanat olduğunu söyleyebiliriz.. Eski Mısır döneminde, yolculukları sırasında insanlar duvarlara bir takım şekiller, mesajlar ve yazılar bırakarak yolculuklarına devam ederlermiş. Tabii o zamanlar ismi bu olmasa da ilk grafitinin sinyalleriydi bunlar. Mısırlılardan sonra birçok insan geçtiği yerlere imzasını bırakmaya, resmetmeye devam etmiştir. Aslında duvara yazı yazma isteği insanların iz bırakma isteğiyle açığa çıkmıştır..izler ve mesajlar bizi graffiti yapan insanın dünyasının içine çekecekti farkında bile olmadan. Yasam mekanı sadece güzel evlerle neden sınırlı kalacaktı ki? Sokaklar da yasam mekanıdır aslında. Ve sokakları da yaşam alanı olarak gören ülkelerde graffiti sanatı çok daha yaygınlaşmıştır. Ülkemizde ise ara sokaklarda görüldüğünde şaşırtan tek tük graffitinin dışında pek fazla bir şey görmek mümkün değildir. Türkiye yurtdışındaki ülkelere nazaran biraz geride... geri olma sebebi de kullandığımız boyalar bence. Ya da Style/tarz eksikliği olabilir..
Buraya park etmek yasaktır, buraya çöp döken.. veya menekşe sokak gibi yazıları da graffitiden saymamalıyız değil mi? Şüphesiz çok fazla yetenek gerektiren bu sanat dalını sadece yazı olarak da algılamamak lazım. Karakter çizen usta graffiticiler kendi tarzlarını oluşturup o karakterleri adeta konuşturmuşlardır.
Graffitiyi kısaca açıklamak gerekirse duvarlara yapılan resim sanatıdır. Graffiti suç değil o bir sanattır, elindeki sadece bir kutu sprey, sokakların ressamları onlar, yüreğin seslenişinin duvarlara yansıması… Gençlerden bazıları suskundu fakat graffiti yaptıkları anda gözlerindeki pırıltıdan yaptıkları sanata gösterdikleri sevgi ve saygı anlaşılıyordu.
O kadar zor bir sanat ki spreye bir fırça kadar sahip olabilmek, hele yasadışı bir grafiti atılıyorsa duvara, belki boyalarını bile bırakıp hızla koşmaktan başka çaren yoktur. Ama röportaj sırasında anladım ki yasadışı çalışmamaktan yanalar. Tabii yasadışı da olmalıdır (bu cümleyi kullanalım mı?) kesinlikle ama yaptıkları graffitiyi eğer yarım bırakıp gitmişlerse uykusuz geçen bir gecenin belki de ilerleyen saatlerinde dönüp onu tamamlayabilme riskine girerler. Yarım bir graffiti acı verir sanatçısına… Bir de eğer grafitin gasp edilmiş, karalanmışsa o daha kötüdür. Sohbetimiz sırasında graffitisi önünde ağladığını söylerken içim burkuldu ve sanat bunlar, düşünün 2 metrelik bir karakter portre yapmışsınız ve ertesi sabah üstü saçma sapan yazılarla kapatılmış… önünde kıvrılıp ağlayabilir insan.
Bu arada grafiti yapanlara “writer” (yazıcı), graffitiye yeni başlayanlara da “kolpa” deniyormuş.. Bir de yaptığınız grafitinin başka biri tarafından bozulması, karalanmasına da “crosslamak” deyimini kullanıyorlar. Crossla yaklaşanı crosslarsın, olay bundan ibaret. Graffiti yapan gençler sadece kendi dışa vurumları değil, sosyal konuları da ele alıyorlar. Lübnan savaşı, Irak savaşı gibi konuları da ele alıyor, bir sprey de barış için sıkıyorlar… Özellikle yurtdışında trenlerin üzerinde yasadışı yazılar yazanlar da oluyor tabi. Ben özellikle tarihi eserlere yapılmamasından yanayım..
Graffiti, rap, hip hop mükemmel uyum ve kardeşliğiyle büyüyüp gelişirken kendi ticari sektörü, kendine has giyim tarzı, kendi yaşam tarzı ve kendi literatürü vardır. Hatta kendi içinde farklı konuşma stilini ve deyimleri de barındırmaktadır.
Graffiti'nin ortaya çıkışında Graffiti sanatının iki farklı çıkışının olduğu söylenmektedir.
İlk çıkış Amerika’ da görülmüştür.
60'lı yıllara bakıldığında iki ayrı grup tarafından kullanılan bir yöntem olduğu görülmekte. Bazı politik gruplar görüşlerini belirtmek için, sokak çeteleri ise hükmettikleri bölgeleri belirleyip herkese duyurmak için sokak duvarlarına imzalarını bırakmaya başladılar. Coolbread ve Cool Earl adinda iki genç isimlerini duyurmak ve kamuoyunda ilgi çekmek için tüm duvarlarına “nick”lerini yazarak ses getiren iki kişi olmuştur. Yani graffiti sanatı sosyal içerikli mesajlar da taşımaktaydı diyebiliriz.
Graffitinin şehir duvarlarından metrolara, yani underground'a inmesi TAKI-183 takma adıyla tanınan Yunanlı bir gencin oradan oraya haber taşırken sprey boyalarla metroların üzerine adini yazmasıyla başlamıştır. TAKI adı yani nicki (tag) bu gencin adı yerine kullandığı bir kısaltma isimdir, 183 ise yaşadığı caddenin adını ifade ediyormuş. Çoğu metro istasyonunda rastlanan bu ad herkesin ilgisini çekmiş. Benzerleri olan JULIO 204, FRANK 207 ve daha birçoğu metrolara isimlerini ilgi çekecek şekilde yazmaya başlamışlar. Bu isimler çoğaldıkça, rekabet ortamının zorunluluğu olan farklı olarak öne çıkma arayışları da başlamış. En ilgi çekici, en renkli yazı biçimini kullanarak adını yazma uğrası ortaya yepyeni tarzlar çıkarmış. Sanat, kendi gelişimsel sürecini rekabet ortamının da teşviki ile hızla yaşamıştır. Ve böylece “tag” adi verilen graffiti yazarı imzasına semboller, ilgi çekici resimler eklenmeye başlamış. Kimileri sayısal semboller, kimileri marka amblemi gibi şekiller kullanmıştır. Zamanla kullanılan harflerin boyutları büyümüş, harflerin içi desenlerle süslenmeye başlanmış, yaratıcılık sınır tanımamış. Herkes kendi yazım tarzını belirlemiş ve kendine has renkleri kullanmıştır.
Ayben 22 Eylül 1982'de İstanbul Üsküdar'da doğan Ayben İlköğretimini babası Danyal Bey ve abisi Ceza gibi ilkokulu Bağlarbaşı İlköğretim Okulunda tamamladı.
Liseyi ise Üsküdar Cumuhuriyet Lisesi'nde.Şu anda Açık Öğretim Üniversitesi'nde işletme okumakta.
şu günlerde yeni albüm hazırlıklarında.Ve muhtemelen 2005 Aralığında albümü piyasada olacak. Seslendirdiği şarkılar..
1999 Nefret - Meclis i Ala Yüzyüze 2000 Nefret - Anahtar Doğru Olan Zordur 2001 Narcotic - Beyaz Karanlık Doğuştan Katil 2004 Ceza - Rapstar Sinekler ve Beatler , Araba 2005 Aylin Aslım - Gulyabani Gelinlik Sarhoşluğu 2005 Fuat - Her Ayın Elemanı İllegal , Ayben'de 2005 I-Ben Underground 2005 Mihenk Taşı Sukutu Hayal
Aşağıdaki etkinliklerde ve konserlerde yer aldı İstanbul Hiphop Festivali - Maslak / Venue (Burada Rza ile sahne aldı) h2000 Hiphop Festivali Fight of free Stylers 1 ve 2 Rock'N Coke 2005 İstanbul Hiphop Festivali 2005 (Levent Gösteri Merkezi) Aylin Aslım ile Fanta Türkiye Turu Prodigy Konseri Alt Sanatçı Cream Fest Harley Davidson Fest Yeni Melek Ceza Konseri Babylon Ceza Konseri Buzhol Ceza Konseri İndigo Ceza Konseri Manastır Ceza Konseri Old City Ceza Konseri Kemancı Underground Party Ankara Migros Ceza Konserleri Antalya Hiphop Festivali Mimarsinan Festivali Almanya Konserleri
Tv Programları ve Filmler Crossing the Bridge - Fatih Akın 2005 Ceyhun Yılmaz Show Cine5 Dream TV Ceza Weekend Kanal D Çocuk Klübü
|
| |
|
|